|
Bölüm (Faydalı Bilgiler) by gelisim on 02-01-2008
Otomobillerde yaz lastikleri düşük sıcaklıkta sertleştiği için yola tutunmasının zayıflayacağı belirtilerek, kışın kar yağmasa bile 5-6 derecenin altındaki sıcaklıklarda mutlaka kış lastiği kullanılması önerildi.Ankara Trafik Vakfınca hazırlan “Trafik” dergisinde, kış mevsiminde hava ve yol koşullarından kaynaklanan trafik kazalarının azaltılması için sürücülere çeşitli önerilerde bulunuldu. “Karda, kışta nasıl fren yapılır?” başlıklı makalede, araçların kışa girmeden bakımlarının yapılması gerektiği vurgulandı. Fren hidroliğinin içinde nem varsa fren sisteminin donmasına neden olacağı ifade edilerek, bu tür durumlarda fren hidroliğinin değiştirilmesi gerektiğine dikkat çekildi. ABS sisteminin de kontrolden geçirilmesinin önemine değinilen makalede, bu mevsimde mutlaka kış lastiği kullanılması gerektiği kaydedildi. Kışın kar yağmasa, araç 4×4 ve ABS’li bile olsa 5-6 derecenin altındaki sıcaklıklarda kış lastiği kullanılması gerektiği vurgulanırken, yaz lastiklerinin düşük sıcaklıkta sertleştiği için yola tutunmasının zayıflayacağı bildirildi. Makalede ayrıca, yapılan bazı araştırmalara göre buzlanmayı önlemek için yola dökülen tuzun, disk frenlerin bir anlık zayıflamasına neden olduğu belirtildi. Buna karşı bazı araçlarda tuzlu suyun frenlere gidişini engelleyici aerodinamik deflektörler konulduğu ancak tavsiye edilenin böyle bir ortamdan geçtikten sonra sık ve hafif şekilde frene basılması ve araç gece park edilirken kuvvetli şekilde frene basarak disk üzerinde biriken tuz tabakasının temizlenmesi olduğu anlatıldı. Araç, bir su birikintisinden geçtikten sonra da bu şekilde önlem alınabileceği kaydedildi. Yolun kaygan olup olmadığının da önceden bilinmesinin önemine işaret edilen makalede, yolun kaygan olup olmamasının, direksiyonun hafiflemesinden anlaşılabileceği gibi kaygan yolda patinaj olduğunun motor devir göstergesinden anlaşılabileceği, hafif gaza basıldığında ABS, ASR veya ETC’nin daha erken devreye gireceği ifade edildi. KARDA GEREKSİZ FRENDEN KAÇINILMALI ABS sistemi bulunmayan araçlarda, kaygan yollarda fren sırasında ön lastiklerin kilitlenmesi ile direksiyon hakimiyetinin kaybedileceği belirtilirken, arka lastikler kilitlendiğinde aracın arkasının savrulacağı bildirildi. ABS’li araçlarda fiziksel sınırlar aşılmadığı taktirde bu sorunların olmayacağı, yine de en doğrusunun acil frenler dışındaki yavaşlamalarda, frenleri kullanmak yerine motorun kompresyonundan yararlanılması olduğu ifade edildi. Burada da özellikle arkadan itişli araçlarda, ani vites küçültmelerinden kaçınılması gereğine değinildi. ABS’li araçlarda kar üzerinde fren yapmak için ani durumda fren pedalına sonuna kadar basılması ve ABS direksiyon hakimiyetini koruyacağı için aynı anda direksiyonun engelden kaçacak yönde çevrilmesi gerektiği vurgulandı. Kaygan yollarda fren mesafesi uzayacağı için ABS’nin devrede olduğu sürenin de uzayacağı hatırlatıldı. Bu sırada fren pedalı dibe doğru gideceğinden, sürücünün oturuş pozisyonunun buna uygun olması gerektiği belirtildi. Buzlu yollarda ise zincir kullanılması gerektiği kaydedildi. ARTTIRMAK İÇİN Makalenin sonunda, araçlardaki ABS, ASR, ETC, ESP gibi sistemlerin, sürücülerin kendilerinin ve araçlarının sınırlarını zorlamaları için değil, ani durumlarda araca olan güvenlerini arttırarak stressiz araç kullanmaları için geliştirildiği kaydedildi. Bu sistemlerin hiç birinin fizik yasalarını değiştiremeyeceği belirtildi. Makalede, fiziksel sınırlara daha kolay ulaşabilen kışın kaygan yollarda daha yavaş ve daha dikkatli araç kullanılması gerektiği, mümkünse sürücülerin, araçlarının sınırlarını uzmanların da yardımıyla öğrenmesinin iyi olacağı bildirildi.
Bölüm (Faydalı Bilgiler) by gelisim on 02-01-2008
Üretici firma tarafından verilen kullanma kılavuzuna göre her araca belirli bir km veya süre dolunca bakım uygulanır. Periyodik bakım ve kontroller firmadan firmaya değişmekle beraber genellikle 10-15 bin km aralığında yapılır. Yetkili servislerde uygulanan bakımların dışında; sürücünün kendi kendine yapması önerilen bazı kontroller de var. İşte bunlardan birkaçı: Günlük kontroller Sabahları araca binmeden önce lastiklerin havasının kontrolü Aracın park edildiği yerde yağ veya sıvı izleri olup olmadığının kontrolü, Kış mevsiminde donmuş olabileceği düşünülerek sileceklerin cama yapışıp yapışmadığının elle kontrolü, Kontak açıldıktan sonra göstergede bulunan ikaz lambalarının kontrolü, Yola çıkmadan önce ışıklandırma (farlar, sinyaller, fren lambaları vs.) kontrolü. Haftalık kontroller Sıvı seviyelerinin gözle kontrolü (radyatör genleşme kabı üzerindeki max işareti, silecek sıvısı), Motor yağ seviye kontrolü, Hidrolik yağ seviye kontrolü, Özellikle ağaç altına park edilen araçlarda, motor kaputunun, havalandırma mazgallarının yaprak ve yabancı maddelerden arındırılması ve su tahliye deliklerinin gerekirse temizlenmesi, Silecek lastiklerinin ıslak bir bez ile temizlenmesi, Aylık kontroller Boya üzerinde çizik veya taş yaraları kontrolü (derin çiziklere servis müdahalesi gerekir), Emniyet kemerlerinin nemli sabunlu bez ile tozdan arındırılması Yıkama esnasında özellikle jantların balata tozundan ve yabancı maddelerden arındırılması, Araç üzerinde olabilecek sanayi artıkları, kuş pisliği veya ağaçlardan dökülen reçine türü yapışkan veya agresif çevre etkenlerinin temizlenmesi, Yapılan km’ye göre lastiklerin detaylı gözle kontrolü (diş derinlikleri, yaralanma veya yarılma izleri), Araç iç temizliği, var ise deri koltukların kullanım kitabında belirtildiği üzere temizliği, Aracın yıkamadan yıkamaya aküsünün ve kapı yağlarının kontrolü.
Bölüm (Faydalı Bilgiler) by gelisim on 02-01-2008
Klimaların yakıt sarfiyatını artırdığını hemen hemen her otomobil sahibi bilir. Peki bu artışın size ne kadara mal olduğunu biliyor musunuz? Hemen söyleyelim; klima açıkken otomobilinizle yaptığınız her 100 km cebinizden 1 lt fazla yakıt masrafı çıkması anlamına geliyor. - Güneşte uzun süre kalan otomobilinizin önce camlarını ya da varsa sunroof’unu açıp, iç sıcaklığını düşürdükten sonra klimayı çalıştırın. - Klimayı çalıştırdığınız zaman kalorifer düğmesinin soğuk konumunda olduğundan emin olun. - Klimayı sürücü ve yolculara havayı direkt üflemeyecek şekilde; tabana ve camlara doğru ayarlamalısınız. Aksi takdirde baş ağrısı ve sinüzit gibi rahatsızlıklarla karşılaşabilirsiniz. - İç sıcaklık ile dış sıcaklık arasındaki farkın 10 dereceden fazla olmamasına dikkat edin, yoksa dışarı çıktığınızda aşırı sıcak farkı nedeniyle şok geçirebilirsiniz. - Klima çalışırken, camları kapalı tutmayı ihmal etmeyin. Klimanızdan en iyi performansı bu şekilde alabilirsiniz. - Yüksek hızda giderken klimayı devreye sokmayın, düşük hızda çalıştırıp sonra hızı artırın. Bu yakıt tüketiminizi azaltacak bir uygulamadır. - Çok tozlu yol şartlarında klimayı çalıştırmayın. Bunun yerine kabin içindeki havayı devirdaim ettirin. Aksi halde evaporatör petekleri tıkanabilir. - Kabin içi havayı kullanabileceğiniz sirkülasyon sistemini 30 dakikadan fazla kullanmayın. Çünkü kabin içinde sizin soluyup dışarı attığınız oksijende yanık hava mevcuttur, bu havayı tekrar soluduğunuzda boğazınızda yanma olabilir. - Radyatör (kondenser) üzerinde birikmiş toz, ölü böcekler, yapraklar klimadan verim almayı engeller. Soğutmadan azami verimin alınması için periyodik kontroller sırasında bu tür birikimleri temizlenmesi gerekir. - Klimanızın düzgün ve verimli çalışmasını sağlamak için 6 aylık periyotlarla aracınızın yetkili servisine götürerek kontrol ettirmelisiniz. Periyodik bakımlarda; klima sisteminde gaz kaçağı olup olmadığına, klima radyatörün üzerindeki pislikler ve korozyon nedeniyle tıkanıp tıkanmadığına ve radyatör pervanelerine bakılır. - Klimanız soğutmuyorsa sorun, gaz kaçağı, sigorta, elektrik ya da radyotör pervanesi olabilir. - Otomobil klimalarında R12 r 134 A soğutucu gazı kullanılır. Aracınız hangi sistemle çalışıyorsa o gaz ile şarj ettirmeniz gerekir. - Otomobil klimalarında gaz kaçağı durumunda sistem yağının yüzde 20’sini kaybeder. Gaz şarj ederken bu yağın da sisteme konduğundan emin olmalısınız. - Klimanın düzenli çalışması için, kompresör tahrik kayışının gerginliğini ayda bir kez serviste kontrol ettirmelisiniz. - Klima donanımının sürekli olarak randımanlı çalışmasını sağlamak için kış aylarında da ayda bir kez en az 10 dakika klimayı çalıştırmalısınız. Sistem uzun süre kapalı kalırsa contalar kurur ve etkinliğini kaybeder. Gaz kaçakları olabileceğinden beklenmedik arızalarla karşılaşabilirsiniz. - Kışın otomobilinizin camlarında oluşan buğulanmayı da klimanızı çalıştırarak önleyebilirsiniz. - Arabasında klima olmayan ve sonradan klima taktırmaya karar verenlerin taktıracakları klimanın otomobillerine uyumlu ve otomobil firmasının tavsiye ettiği özelliklere sahip olmasına dikkat etmesi gerekir.
Bölüm (Faydalı Bilgiler) by gelisim on 02-01-2008
Gündüz, farlarınız da yolunuz da hep açık olsun! Çünkü farlarınız açık olduğunda, önünüzdeki, arkanızdaki ve karşınızdaki sürücüler tarafından fark edilmeniz çok daha kolay. Yapılan tüm araştırmalar, bunu söylüyor. Sollamak ya da sollamamak: Hayati bir karar! Doğru yerde, doğru zamanda, doğru hızda, doğru viteste sollamak! Yapılması gereken bu. Çünkü sollama, özellikle uzun yolda, sürücünün yapacağı en zor manevralardan biri. Sollanan aracın yapacağı ani hareketlerin, sollayanı zor durumda bırakabileceği mutlaka hesaplanmalı. Ayrıca, özellikle bozuk, yokuş aşağı ve virajlı yollarda kesinlikle sollama yapılmamalı; uygun yol durumu beklenmeli. Sürücü, sollama manevrası yapmadan önce aynalarını kontrol etmeli, arkasından da sinyal vermeli. Daha sonra da, aynaları tekrar kontrol ederek trafiğin uygunluğuna göre sollama yapılmalı. Uzun yolda, önünüzdeki araçla aranızdaki mesafe, takip mesafesidir. Ölçmek için önünüzdeki aracı, yol kenarındaki sabit bir objenin (mesela bir yol levhası) önünden geçerken izleyin. Sizin, bu objenin yanından, en erken iki saniye sonra geçmeniz gerekir. (Saniye ölçmek için kullanılan en bildik yöntem ‘bin bir, bin iki’ şeklinde sesli olarak saymaktır.) Sabit objenin yanından daha kısa bir süre içinde geçerseniz, önünüzdeki araca gereğinden fazla yakınsınız demektir. Unutmayın; Hava yastıkları, hayat kurtarır Hava yastıklarının ortalama ağırlık ve boydaki yetişkinleri korumak için tasarlandığı bilinmektedir. Bu durumda, olası kaza durumları düşünülürse, 10 yaşından küçük çocuklar kesinlikle ön koltukta seyahat etmemeli; hava yastıkları, mutlaka emniyet kemerleri ile birlikte kullanılmalı. Suların yarattığı tehlike: Aquaplaning. Uzun yolda mutlaka karşılaşılan bir tehlike: Yoğun yağmur suları, yolun bir bölümü üzerinde birikebilir, hatta yolu tamamen kaplayabilir. Yüksek hızlarda bu yüzeylere girildiğinde, aquaplaning yani ’su yastığı üzerinde kızaklama, kayma’ ile karşılaşmanız çok normal. En doğru yöntemler, yağmurlu havalarda önde uzanan yolun çok iyi belirlenmesi, hızın azaltılması, takip mesafesinin arttırılması. Ayrıca, ani yavaşlamalarda arkadan gelen araçlar, mutlaka dörtlü flaşörler yakılarak uyarılmalı . Farklı basınç değerleriyle şişirilmiş, dişleri aşınmış, yanakları yıpranmış ya da cinsleri farklı lastikleri bir arada kullanmanız, özellikle virajlara girildiğinde otomobilinizin ön ya da arkasının kaymasına, patinaj yapmasına, direksiyon hakimiyetinizin azalmasına neden olur. Ayrıca, unutmayın: Lastiğin en büyük düşmanı fazla ısıdır. Fazla ısıya da dışarıdaki havanın sıcaklığı değil, lastiğin içindeki düşük hava neden olur. Özellikle yaz aylarında yapılan yolculuklarda sürücülerin varacakları yere yaklaştıklarında sabırsızlandıkları, hızlarını arttırdıkları gözlenir. Ayrıca, yolculuğun sonuna varıldığından, dikkat azalmış, yorgunluk ortaya çıkmıştır. Bu gibi durumlarda en iyisi, varılacak noktaya az bir süre kala mola vermektir. Ön camınız kırıldı ya da çamur sıçradı… Telaşa gerek yok. Eğer ön camın birdenbire kırılması sonucu görüşünüz kısıtlanmışsa, derhal sağ sinyal verin ve mümkün olan en hızlı biçimde yavaşlayarak güvenli bir yerde durun. Aslında öndeki aracın niteliğine ve duruma göre, çamur sıçrama olasılığını önceden saptamak mümkündür. Bu durumda tedbir olarak, silecek ve su fıskiyesini önceden çalıştırın. Durup dururken tehlike yaşamayın. İyi fren yapmak için, fren pedalına basın ve sonra ayağınızı pedalın üstünden yavaş yavaş çekerek freni gevşetin. Bu, tekerleklerin yeniden dönmesini ve dönerek yavaşlamasını sağlar. ABS; fren sırasında tekerleklerin kızaklanmasını önleyen ve size manevra imkanı veren bir sistemdir. Ancak lastikleriniz iyi durumda değilse ve havaları eksikse, ABS görevini yerine getiremez. ABS kullanımı, normal fren kullanımından farklıdır. ABS’de tehlike anında fren pedalına sonuna kadar basmak, yavaşlama ve durma sağlanıncaya kadar pedaldaki basıncı düşürmemek gerekir. Sis yoğunlaşıyor… En iyisi hiç ısrar etmemek. Sisli havalarda yol sınırı belirsizleşir. Yolun nereye gittiğini anlayamayız. Çift yönlü bölünmemiş yol kısımlarında giderken, yolu belirlemek için asla orta çizgileri takip etmeyin: Karşı yönden gelen bir sürücü de aynı şeyi düşünmüş olabilir. Ayrıca, ön camlarda oluşan su taneciklerine karşı, silecekleri sık sık çalıştırmanız gerek. Aslında en iyisi, sis varsa yola hiç çıkmamak. Güvenli bir yer bulun, zaman geçirin. Bırakın sis biraz dağılsın. Doğru oturuş, doğru direksiyon tutuşu. Önce omuzlarınızı koltuğa yaslayın. Omuzlarınızı koltuktan ayırmadan, sağ elinizi direksiyonun en üstüne (saate göre 12 yönünde) uzatın. Bileğiniz bu noktayı rahatça kavrasın. Koltuk ayarınızı bu oturuşa göre yapın. Sonra da kollarınızı saate göre 09.15 konumuna getirin. Bu, doğru tutma biçimidir. Üstelik böylece sürüş sırasında daha az yorulursunuz. Dörtlü ikaz lambaları, halk arasındaki deyişle flaşörler, karşılaştığınız bir tehlikeyi arkadan gelene bildirmek için kullanılır. Bu ikaz lambalarının tünellerde ya da sisli havalarda yakılması yanlıştır. Gün içinde kısa farlarınızı, sisli havalarda ise sis lambalarınızı yakmanız gerektiği düşünüldüğünde, bu farların sizi zaten yeterince görünür kılacağı açıktır. Sürücü siz olmasanız bile, sorumluluğunuz sürüyor. Yolculuk yaptığınız aracın sürücüsü aşırı hız yapıyorsa, emniyet kemerini takmıyor, yolcularını takmaları konusunda uyarmıyorsa, koltukta yatar gibi oturuyor, yolculuk sırasında yolcularla konuşuyor, dikkatini yola vermiyorsa… tehlikedesiniz. Onu kesinlikle uyarın. Gece yolculuğunda farlara dikkat! Gece yolculuklarında bazı sürücüler, otomobillerinin kısa farları ayarsız olduğunda ve yolu gerektiği gibi aydınlatmadığında, çareyi uzun farlarını yakmakta bulurlar. Bu da karşıdan gelenler için büyük tehlike yaratır. Yola çıkmadan önce tüm farlarınızın ayarını yaptırmak, hem sizi hem de sizinle yolu paylaşan diğer sürücüleri tehlikelerden korur. Karlı zeminlerde, gaza ya da frene basma, dönüş yapma, hız arttırma, yavaşlama gibi her türlü manevra çok daha yavaş ve dikkatli yapılmalı. Yokuşlarda öndeki araçla aranızdaki takip mesafesini daha uzun tutmalısınız. Ayrıca, kayarken savrulmayı önlemek için direksiyonunuzu kayma yönüne çevirin. Aracınız sağa kayarsa sağa, sola kayarsa sola. Tekerleklerin kızaklamasına neden olacak şekilde ani fren yapmayın. Dönerken fren yapmamaya özen gösterin. Önemli bir nokta daha: Lastiklerinizin diş derinliği 3 milimetrenin altındaysa size önerdiklerimizi yapsanız da otomobiliniz sözünüzü dinlemeyebilir, bunu unutmayın! Görebildiğiniz kadar görün. Üç aynayı da, aracınızın arka uçlarını ve tam arkanızı net olarak görebileceğiniz şekilde ayarlayın. Böylece kör noktaları en aza indirmiş olursunuz. Trafikte giderken birkaç saniyede bir yan aynalarınızı kontrol edin. Bir aracın yanından geçerken, aynadan göremediğiniz noktayı da saptayın. Sadece önünüzdeki aracı değil, onun önündeki aracı da görmeye çalışın. Daha iyi yolculuklar için bu noktalara dikkat! Yolculuğunuz sırasında çok dikkatli olmanız gerektiğini söyledik. Bu arada, ülkemizde dikkatinizi yoğunlaştırmanız gereken bölgelere bir kez daha dikkat çekmek istiyoruz. Farklı hava ya da yol koşulları nedeniyle, haritamızda belirtilen bölgelerde kaza riskinin normalin üstüne çıktığı gözlemlenmiştir. Tabii bunu, yalnızca dış etkenlere bağlamak yanlış olur. Unutmayın; ne yazık ki trafik kazalarının % 80′e yakın bir kısmı, sürücü hatalarından meydana gelmektedir. Yolla iyi dost olmanız için, onu iyi tanımanız gerekiyor. Yol, ona nerede, nasıl davranacağınızı bilirseniz, size hiçbir sorun çıkarmaz. Altınızdan akıp gider. Ama eğer, dikkatinizi kaybeder, yola gereken önemi vermezseniz, aklınızda olmayan durumlarla karşılaşabilirsiniz. Yolunuzun hep açık olmasını diliyoruz. Kaynak: yoldostu.com
Bölüm (Faydalı Bilgiler) by gelisim on 02-01-2008
Araba kullanmayı öğrenirken büyük ihtimal ilk öğrendiğiniz şey nereye gideceğinize bakmaktır.Size öğütlenenler genelde “Karşıdan gelen trafiğe bakma seyir ettiğin şeritteki arabaları izle”,”Ortada yolu bölen şeritlere değil arasındaki yola bak”,”Etraftaki duvarlarları değil önündeki şeridi izle” dir. Hepsi güvenli ve pratik öğütlerdir ve aynısı yarışlar için de geçerlidir.Eğer bir spor yaptıysanız veya seyrettiyseniz hangi spor olursa olsun oyuncunun yaptığı ise değil devamlı ileriye baktığını görürsünüz.Basketbol futbol oyuncu topu veya sopayı nasıl tuttuğuna bakmaz. Bunun yerine oyun alanıda gideceği yere yada pas atıcağı yere bakar. Oyuncunun görüş alanı önündeki birkaç metre değil önünde ve arkasındaki alandır.Oyuncunun görüş alanı ne kadar fazla ve kontrolündeyse rakiplerden kurtulma, gideceği yolu planlama ve diğerlerinin hareketlerini önceden tahmini o kadar başarılıdır. Oyuncunun kontrolündeki uzaklık ve alanın büyüklüğü o oyuncunun görüş alanıdır.Bu iki onemli becerinin birleşimini gerektirir.İlk önce oyuncu etrafındakilerden ziyade önündeki alana bakmalıdır.Nerde olduğuna değil nereye gitmek istediğine bakmalıdır.İkincisi ise insan gözünün odaklanabildiği alan ufak ta olsa (göz görebildiği alanın sadece küçük bir bölümüne odaklanabılır) oyuncu odaklanmadiği yerlerdeki aktiviteleri de ayırt etmelidir. Bu beceriler sürücülükte de çok kritiktir.Arabalarla dolu olan bir parkurda derece için ortada olmalıdır ama aynı zamanda boş parkurda gidebildiği en yüksek hızda giden bir arabayı yönetmek için de aynı becerileri gerektirir. Yeterince tecrübesi olmayan sürücülerin öndeki arabaya “tünel görüşü” ile odaklanması (tünel görüşü:Bir yere dikkatlice odaklanıp başka hiç birşey görmemek) gibi bir eğilimleri vardır.Bu doğal bir reaksiyondur.Sürücünün düşünmesi gereken bilgilerin çokluğu sürücüyü boğabilir ve aracın önünde ne olduğuna konsantre olmak çok basittir.İleriye bakmak daha fazla bilgi almak demektir.İlk başta çok zor olabilir.Ama sürücü vites değiştirme, frenleme ve çekiş örnekleme becerilerini arttırdığı ve bunları otomatikman düşünmeden yapmaya başladığı noktada görüş alanını geliştirmek için gerekli zamanı bulur.Günlük yaşamımızdan bir örnek vermek gerekirse bu becerilerle ilgili;Kaldırımda yürüdüğünüzü ve herkezden hızlı yürümeye calıştığınızı düşünün. Bunu nasıl yaptığınızı düşünün. Bunu bilinçli yapsanız da yapmasanız da beyniniz önünüzdekilerin hareketlerini önceden tahim etmeye calışır.Hızınızın ritim ve zamanlamasıyla birlikte diğer insanların hızı ve pozisyonunu beyniniz alır ve arada olacak ve sizin geçmenizi sağlayacak boşlukların nerede ve ne zaman olacagını hesaplar. Bu hesaplamaların zamanında ve kullanışlı olması için bulunduğunuz yerden daha ileriye bakmak gerekir.Ne kadar hızlı gitmek isterseniz o kadar uzağa bakmanız gerekir. Eğer yere veya önünüzdeki birkaç metreye bakarsanız insanlara çarpmaya başlarsınız. Etrafınızaki binaları çevreyi farkında olup ileriye bakarak ve etrafınızdaki değişen kosulları tahminle insanlarin arasından akıcı bir şekilde geçebilirsiniz. Vücudunuz otomatikman hızını ve pozisyonunuzu değiştirip insanlardan sakınmanızı sağlar. Aynı teknik parkurda araç kullanmak için de geçerlidir. Sürücü nerde olduğuna odaklanamaz. Parkurda nerede olmak istediğine odaklanmalidir. En sorunsuz ve hızlı şekilde virajı veya virajlar topluluğunu alabilmek için beyniniz parkurun yeterince ilerisindeki durumun bilgisini almalı buna göre en sorunsuz çizgiyi hesaplamalı ve ne şekilde pedal ve direksyona kumanda edeceğini tahmin etmelidir. Virajda araba kullanmak dört aşamadan oluşur ve sürücünün bu aşamalardan en az iki olmasa da birini yapmasını gerektirir.İlk aşama virajdan önceki fren noktasidir. İkincisi içeri dönüş noktası, üçüncüsü viraj alış noktası, dördüncüsü ise çıkıştır. Eğer sürücü virajı alırken sadece arabanın bulunduğu aşamaya odaklanırsa en sorunsuz ve en hızlı şekilde alamayacaktır virajı. Tek ve akıcı bir çizgi yerine her aşama süpriz gibi gözüküp düzensiz ve dört değişik çizgide alınır viraj. Virajlarda arttırılmış görüş alanını kullanmayı tarif etmek için uzun düz yoldan sonraki tipik bir virajı ele alacağız. Viraja yaklaştıkça odaklanma noktanız fren yapma noktası olacaktır. Fren noktasına ulaşmadan birkaç araba boyu önce gözleriniz içeri dönüş noktası odaklanması gerekir. İleriye bakarken odaklanma dışındaki görüş açınızla fren noktasına geldiğinde frene basmaya başlayacaksınız. Gözleriniz hala dönüş noktasına odaklanmış olarak birkaç araba boyu yaklaşılır dönüş noktasına ve bu sırada viraj alış noktasına odaklanmaya başlanır. Gözleriniz virajı alış noktasına odaklanmışken yine gözünüzün odaklanmamış olan açısı ile içeri dönüşe başlarsınız. Virajı alış noktasına yaklaşırken birkaç araba boyu kalana kadar odaklanmayı sürdürün ve sonra her zamanki gibi bir sonraki aşama olan çıkış noktasına odaklanmaya başlayın. Çıkış noktasına odaklanmışken virajı almanız gerekir. Çıkış noktasına yaklaştıkça önünüzdeki alana bakıyor olmalısınız ve bir daha odaklanma dışındaki görüş açınızı kullanıp çıkış noktasına eriştiğinizde virajdan çıkmalısınız. Viraja göre bazı durumlarda birkaç aşamaya birden konsantre olmanız gerekebilir ve bunların hepsini odaklanmış olmayan görüş açınızla almanız gerekebilir. Odaklanırken aynı anda odaklanmış olmayan görüş açınızı kullanmak biraz çalışma gerektirir. Bir süre bu teknik sizi odaklanmış olmayan görüş açınızdan emin olmadığınız için yavaşlatabilir viraj alışlarınızı. Fakat bu tekniğe bir kere alışıldığı zaman siz de göreceksiniz ki her aşamadaki başarınız artacak ve daha önce alınabilecek en yüksek süratle aldığınızı zannettiğiniz virajları daha hızlı alacaksınız. Bu teknikleri geliştirmek birkaç haftanızı alabilir, ama vazgeçmeyin. İleriye bakma alışkanlığını geliştirmek için, her zaman ön camın ortasından sonraki yüksekliğe bakmayı ihmal etmeyin. Birkaç egitimci bunu size hatırlatmak ve ileri bakma alışkanlığı kazandırmak için camınıza seloteyp bile koymanızı önerebilir. Boş alanlarda bakış açınızı sabit tutmayı öğrenin ve odaklanmayan görüş açınızla görmeye alışın
Bölüm (Faydalı Bilgiler) by gelisim on 02-01-2008
Avrupa Birliği’ne girmek için yoğun şekilde devam eden bürokratik görüşmelerde önümüze çeşitli uyum paketleri konmakta.Toplumların karşılıklı iş birliği ile iç içe yaşayabilmeleri için yaşam standartlarının asgari müşterekte buluşması gerekmektedir. Bu topluluğun bizi kabul etmesi için aşılması gereken en büyük engellerden bir kültürel farklılıklardır. Ayrıca insan hakları da en ön sırada yer almaktadır. Yaşam hakkına bu denli önem veren bir topluluğa, yılda 10 bin vatandaşını trafik terörü altında kurban eden bir toplumun kabul edilmesini beklemek hayal olmaz mı?Düşünün bir kere, trafik kazalarında sizden 1520 kat daha fazla ölümlü kazaların olduğu bir trafikte otomobil kullanmayı kim ister? Aceleci, sabırsız ve karşı tarafın hakkını hiçe saydığımız için yılda 10 bin kadar vatandaşımız trafik kazalarında ölürken, bir o kadarı da sakat kalarak kalbimizde derin yaralar açıyor. Biz bu haberleri TV kanallarında izleyip, kendimizi trafik kazalarında Avrupa Şampiyonu ilan ediyoruz. İnanılacak gibi değil! Tüm bunlar yaşanırken halen çeşitli yollardan güvenli otomobil kullanmanın önemini anlatmaya çalışıyoruz.Trafikte otomobil kullanmak bir takım oyunudur. Oyuncuların bu oyunu kurallarına göre oynamak ve karşı tarafa saygılı olmak gibi bir mecburiyetleri vardır. Bu oyunun kurallarına uyulmaması halinde ölüme kadar varan cezaları; oyuncular hem kendilerine, hem de hiç suçu olmayan diğer insanlara vermektedirler. Sonuç, hayat boyu yaşanacak büyük bir vicdan azabıdır. Trafik kazalarının oluş nedenleri arasında, birinci olarak sürücü hatası, ardından yol şartları, otomobilin teknik şartları ve son olarak da hava şartları olarak dört ana başlık söyleyebiliriz. Sürücü faktörü uzun ve ciddi bir eğitim süresi gerektirir ki bu da bugün ele alınırsa, 15 yıl sonra istenen düzeye gelir ve trafik kültürü oluşur. Bu kültür ancak zorunlu eğitimle gerçekleşir. Ölümcül kazaların yaşandığı şehirlerarası yollar için acilen yeni kurallar getirilerek revize edilmesi gerekir. Güvenlik şeritlerinin, daha hızlı araçlara yol verilmesi için, ağır vasıtalar tarafından kullanılmasının mecburi hale getirilmesi şarttır. Sizlere güvenli sürüş bilgilerini vermeden önce emniyetli yol şartlarının oluşması ve kaza sayısının azalması yönünde alınacak acil önlemleri ilgililere hatırlatmak istiyorum. Genelde hatalı sollama neticesinde oluşan, hatta katliam olarak değerlendirilen ölümlü kazalar yaşanmaktadır. Bu tür kazalar genellikle şehirlerarası tek şeritli yollarda gerçekleşmekte ve toplu ölümlerle neticelenmektedir. Son dönemde trafik ekiplerinin yoğun radar kontrolü ile ölüm oranı azalsa da, kaza sayısında bir azalma görülmemektedir. Kazalar düşük hızda gerçekleştiği için ölüm oranı azalmış, sakat kalan sayısı ise artmıştır. Radar kontrollerinin, sürücüyü tuzağa düşürmek yerine, kazaları önlemeye yönelik olması, amacına ulaşması adına çok önemlidir. Aslına uygun maket trafik polisi otoları tehlikeli bölgelere yerleştirerek sürücülerin yavaşlaması sağlanmalı. Aşırı yükleme neticesinde özellikle yokuş çıkan kamyonların düşük hızlarda ve birbirlerine yakın seyrederek adeta tren vagonu oluşturması, hatalı sollama yapan sürücüleri kazaya bir adım daha yaklaştırmaktadır. Ağır seyreden araçların birbirlerine fazla yaklaşmaması ve daha hızlı araçlara kendi araçlarının bir kısmını güvenlik şeridine çıkararak yol vermeleri, bununla birlikte tepe üstünde görev yapan trafik ekiplerinin de bu geçişi hatalı sollama olarak değerlendirip ceza kesmemesi alınacak acil önlemlerden biridir.Sollama anında yapılan başlıca hatalardan biri de, önümüzde giden ve görüşümüzü engelleyen büyük araçlara fazla yaklaşmaktır. Bu engel, otobüs, otomobil ve kamyon için aynıdır. Sollamayı, trafik kurallarının koyduğu mesafelerde gerçekleştirmememizin nedeni ise, önümüzdeki aracı en kısa sürede geçme düşüncesidir. Bu şekilde yapılan bir sollama, görüş açısını daralttığı için en tehlikeli hatalı sollamadır ve çarpışmaların kaçınılmaz olduğu hatalı sollama çeşitlerinden bir tanesidir. Kurallara uygun olarak başladığınız bir sollama, karşıdan gelen aracın aşırı hızlı olması nedeni ile sollamanızı bitirmeden sizi yakalar ve bu kaza da tutanaklara hatalı sollama olarak geçer. Bu nedenle hız tayininin zor olduğu gece seyirlerinde çok dikkatli olmak ve karşıdan gelen araca selektör yaparak, sollama yaptığınızı belirtmeye dikkat etmenizi öneririm. Hatalı sollama sırasında gerçekleşen kafa kafaya çarpışma olarak tabir ettiğimiz çarpışmalarda, iki aracın kaza anındaki çarpışma hızlarının toplamı ile bir duvara çarpma şiddeti eşittir. (Örneğin 90 X 2 = 180 km/s)Bugün öğrenin, yarını yaşayın.
Bölüm (Faydalı Bilgiler) by gelisim on 20-12-2007
Bölüm (Faydalı Bilgiler) by gelisim on 06-12-2007
Emniyet Kemeri MevzuatıEmniyet Kemeri Mevzuatı: 1. Türkiye 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunumuzun 78. maddesi ile belirli sürücülerin ve yolcuların, araçların sürülmesi sırasında koruyucu tertibat kullanmaları zorunlu hale getirilmiştir. Konu ile ilgili düzenlemeler yönetmelikte belirtilmiştir. Karayolları Trafik Yönetmeliği’nde yapılan 25.06.1998 tarihli değişiklik ile 2. fıkra b bendi , “Otomobil ve tescil bakımından otomobil gibi işlem gören arazı taşıtlarında sürücüsü ile ön ve arka koltuklarda, minibüslerde ise sürücüsü ile yanında oturan yolcuların; kamyon, kamyonet ve çekicilerde sürücü ve sürücü yanındaki koltuklarda; şehirlerarası otobüslerde (sınıf III) arka koltuklar hariç olmak üzere, sürücüsü dahil en ön ve önünde boşluk olan arka koltuklarda, önünde boşluk olan kapı önü koltuklarında; iki katlı şehirlerarası otobüslerde merdiven önü, en ön ve önünde boşluk olan en arka koltuklarda, masa etrafında buluna koltuklardan aracın gidiş yönüne doğru olanlarda oturan yolcular için emniyet kemeri, bulundurulması ve kullanılması mecburidir.” c bendi , “Bu yönetmelik hükümlerine göre 1995 yılı itibari ile ülkemizde imali yapılan veya yurtdışından ithaline izin verilen araçların arka koltuklarında emniyet kemeri bulundurulması ve kullandırılması mecburidir. Bunların dışında kalan ve halen trafikte kullanılmakta olan diğer taşıt sahipleri isteğe bağlı olarak 1 sayılı Cetvelde yer alan “Emniyet Kemeri”ni numunesine uygun olarak taktırabilirler. Minibüslerdin arka koltuklarında, kamyon, kamyonet, çekici ve şehirlerarası otobüslerde emniyet kemeri ile ilgili hükümler 01.08.1998 tarihinden sonra üretilen araçlarda uygulanır. Bu araçlar yerleşim yeri içinde sürülürken gerekli görülenler için emniyet kemeri kullanma mecburiyeti İçişleri Bakanlığınca çıkarılacak genelgeler doğrultusunda aranmayabilir.” d bendi ise; “(b) bendinde sayılan taşıtlarda sürücü yanındaki ön koltukta on (10) yaşından küçük çocukların taşınması yasaktır.” Şeklinde değiştirilmiştir. 2. Avrupa Ülkeleri • Avusturya: • Belçika: • Bulgaristan: • Kıbrıs Rum Kesimi: • Çek Cumhuriyeti: • Danimarka: • Finlandiya: • İtalya: • Fransa: • Almanya: • Yunanistan: • Macaristan: • İzlanda: • İrlanda: • Lüksemburg: • Malta: • Hollanda: • Norveç: • Portekiz: • Romanya: • İspanya: • İsveç: • İsviçre: • İngiltere (UK): • Yugoslavya:
Bölüm (Faydalı Bilgiler) by gelisim on 06-12-2007
Araç Hız Limitleri (km/sa)
Otobüs………………… ..50…………………80………………100 Minübüs,Kamyon……… .50…………………80……………….90 Otomobil………………… .50…………………90………………120 Motosiklet………………. .50…………………70……………….80 Özel izinli Taşıtlar…… ….30…………………50……………….60 Traktör,İş Makinaları…..20…………………20 Bisikletler………………. ..30………………..50
Bölüm (Faydalı Bilgiler) by admin on 06-12-2007
ABS Fren SistemiABS (Anti Blokaj Sistemi) Nedir? ABS fren sistremi tekerleklerde bulunan 4 tekerlek hız algılama sensörü, tekerlek içine yerleştirilen 4 hız algılama dişlisi, yine 4 tekerlek için birer tane ABS valfi ve kontrol ünitesinden oluşur. Tekerlekler döndüğünde içerlerine yerleştirilen hız dişlileride dönecektir. Dönene hız dişlilerine karşılık gelen sensörler ise bu diş sayılarını algılayıp elektronik kontrol ünitesine tekerleklerin hızını bildireceklerdir. Frenleme sırasında tekerlek hızlarında tolerans dışında bir fark olursa, kontrol ünitesi daha fazla yavaşlayan tekerleğe giden fren kuvvetini o tekerleğin ABS valfine sinyal göndererek kesecektir. Böylelikle sürüş güvenliğini artırmaktadır. Adından da anlaşılacağı gibi ABS tekerleklerin blokajını yani kilitlenmesini önler. Fren srasında tekerleklerin kilitlenmesinin üç önemli sakıncası vardır: Kilitlenen tekerlek yanal kuvvet taşıyamaz. Kilitlenen tekerlek arka dingildeyse aracın arkası savrulur. Ön tekerlekler kilitlenirse direksiyon hakimiyeti ortadan kalkar. Kilitlenen tekerlek fren mesafesini uzatır. Kuru asfaltta kilitlenen tekerlek fren mesafesini %25-30 arttırır. Islak asfaltta kilitlenen tekerlek fren mesafesini %50-60 artırır. Kilitlenen tekerlek lastikleri erken aşınır. Kilitlenen lastikteki aşınma o kadar fazla olur ki, “topallama” ya sebebiyet verir. Topallayan tekerlek konforu bozduğu gibi diğer tekerleklere göre çok daha hızlı bir şekilde aşınır. ABS fren yapan bir aracın fiziksel sınırlar içinde en kısa mesafede direksiyon hakimiyetini koruyarak ve savrulmadan durmasını sağlar. |