Bölüm (Faydalı Bilgiler) by gelisim on 02-01-2008

Otomobillerde yaz lastikleri düşük sıcaklıkta sertleştiği için yola

tutunmasının zayıflayacağı belirtilerek, kışın kar yağmasa bile

5-6 derecenin altındaki sıcaklıklarda mutlaka kış lastiği

kullanılması önerildi.Ankara Trafik Vakfınca hazırlan “Trafik”

dergisinde, kış mevsiminde hava ve yol koşullarından

kaynaklanan trafik kazalarının azaltılması için sürücülere çeşitli

önerilerde bulunuldu.

“Karda, kışta nasıl fren yapılır?” baÅŸlıklı makalede, araçların

kışa girmeden bakımlarının yapılması gerektiği vurgulandı.

Fren hidroliğinin içinde nem varsa fren sisteminin donmasına

neden olacağı ifade edilerek, bu tür durumlarda fren

hidroliğinin değiştirilmesi gerektiğine dikkat çekildi.

ABS sisteminin de kontrolden geçirilmesinin önemine

değinilen makalede, bu mevsimde mutlaka kış lastiği

kullanılması gerektiği kaydedildi.

Kışın kar yaÄŸmasa, araç 4×4 ve ABS’li bile olsa 5-6 derecenin

 altındaki sıcaklıklarda kış lastiği kullanılması gerektiği

vurgulanırken, yaz lastiklerinin düşük sıcaklıkta

sertleştiği için yola tutunmasının zayıflayacağı bildirildi.

Makalede ayrıca, yapılan bazı araştırmalara göre

buzlanmayı önlemek için yola dökülen tuzun, disk frenlerin

bir anlık zayıflamasına neden olduğu belirtildi. Buna karşı

 bazı araçlarda tuzlu suyun frenlere gidişini engelleyici

aerodinamik deflektörler konulduğu ancak tavsiye

edilenin böyle bir ortamdan geçtikten sonra sık ve hafif

şekilde frene basılması ve araç gece park edilirken

kuvvetli şekilde frene basarak disk üzerinde biriken tuz

tabakasının temizlenmesi olduğu anlatıldı. Araç, bir su

birikintisinden geçtikten sonra da bu şekilde önlem

 alınabileceği kaydedildi.

Yolun kaygan olup olmadığının da önceden bilinmesinin

önemine işaret edilen makalede, yolun kaygan olup

olmamasının, direksiyonun hafiflemesinden anlaşılabileceği

gibi kaygan yolda patinaj olduÄŸunun motor devir

göstergesinden anlaşılabileceği, hafif gaza basıldığında

ABS, ASR veya ETC’nin daha erken devreye gireceği

ifade edildi.

KARDA GEREKSİZ FRENDEN KAÇINILMALI

ABS sistemi bulunmayan araçlarda, kaygan yollarda

fren sırasında ön lastiklerin kilitlenmesi ile direksiyon

hakimiyetinin kaybedileceÄŸi belirtilirken, arka lastikler

kilitlendiğinde aracın arkasının savrulacağı bildirildi.

ABS’li araçlarda fiziksel sınırlar aşılmadığı taktirde bu

 sorunların olmayacağı, yine de en doğrusunun acil frenler

dışındaki yavaşlamalarda, frenleri kullanmak yerine

motorun kompresyonundan yararlanılması olduğu

 ifade edildi.

Burada da özellikle arkadan itişli araçlarda, ani vites

küçültmelerinden kaçınılması gereğine değinildi.

ABS’li araçlarda kar üzerinde fren yapmak için ani

durumda fren pedalına sonuna kadar basılması ve ABS

 direksiyon hakimiyetini koruyacağı için aynı anda

direksiyonun engelden kaçacak yönde çevrilmesi gerektiği

vurgulandı.

Kaygan yollarda fren mesafesi uzayacağı için ABS’nin

devrede olduğu sürenin de uzayacağı hatırlatıldı. Bu

sırada fren pedalı dibe doğru gideceğinden, sürücünün

oturuş pozisyonunun buna uygun olması gerektiği belirtildi.

Buzlu yollarda ise zincir kullanılması gerektiği kaydedildi.

FREN SİSTEMLERİ SÜRÜCÜNÜN GÜVENİNİ

 ARTTIRMAK İÇİN

Makalenin sonunda, araçlardaki ABS, ASR, ETC, ESP

 gibi sistemlerin, sürücülerin kendilerinin ve araçlarının

sınırlarını zorlamaları için değil, ani durumlarda araca

olan güvenlerini arttırarak stressiz araç kullanmaları için

geliştirildiği kaydedildi. Bu sistemlerin hiç birinin fizik

yasalarını değiştiremeyeceği belirtildi.

Makalede, fiziksel sınırlara daha kolay ulaşabilen kışın

kaygan yollarda daha yavaş ve daha dikkatli araç

kullanılması gerektiği, mümkünse sürücülerin, araçlarının

sınırlarını uzmanların da yardımıyla öğrenmesinin iyi olacağı bildirildi.



Bölüm (Faydalı Bilgiler) by gelisim on 02-01-2008

Araba kullanmayı öğrenirken büyük ihtimal ilk öğrendiÄŸiniz ÅŸey nereye gideceÄŸinize bakmaktır.Size öğütlenenler genelde “Karşıdan gelen trafiÄŸe bakma seyir ettiÄŸin ÅŸeritteki arabaları izle”,”Ortada yolu bölen ÅŸeritlere deÄŸil arasındaki yola bak”,”Etraftaki duvarlarları deÄŸil önündeki ÅŸeridi izle” dir.

Hepsi güvenli ve pratik öğütlerdir ve aynısı yarışlar için de geçerlidir.Eğer bir spor yaptıysanız veya seyrettiyseniz hangi spor olursa olsun oyuncunun yaptığı ise değil devamlı ileriye baktığını görürsünüz.Basketbol futbol oyuncu topu veya sopayı nasıl tuttuğuna bakmaz. Bunun yerine oyun alanıda gideceği yere yada pas atıcağı yere bakar. Oyuncunun görüş alanı önündeki birkaç metre değil önünde ve arkasındaki alandır.Oyuncunun görüş alanı ne kadar fazla ve kontrolündeyse rakiplerden kurtulma, gideceği yolu planlama ve diğerlerinin hareketlerini önceden tahmini o kadar başarılıdır.

Oyuncunun kontrolündeki uzaklık ve alanın büyüklüğü o oyuncunun görüş alanıdır.Bu iki onemli becerinin birleşimini gerektirir.İlk önce oyuncu etrafındakilerden ziyade önündeki alana bakmalıdır.Nerde olduğuna değil nereye gitmek istediğine bakmalıdır.İkincisi ise insan gözünün odaklanabildiği alan ufak ta olsa (göz görebildiği alanın sadece küçük bir bölümüne odaklanabılır) oyuncu odaklanmadiği yerlerdeki aktiviteleri de ayırt etmelidir. Bu beceriler sürücülükte de çok kritiktir.Arabalarla dolu olan bir parkurda derece için ortada olmalıdır ama aynı zamanda boş parkurda gidebildiği en yüksek hızda giden bir arabayı yönetmek için de aynı becerileri gerektirir.

Yeterince tecrübesi olmayan sürücülerin öndeki arabaya “tünel görüşü” ile odaklanması (tünel görüşü:Bir yere dikkatlice odaklanıp baÅŸka hiç birÅŸey görmemek) gibi bir eÄŸilimleri vardır.Bu doÄŸal bir reaksiyondur.Sürücünün düşünmesi gereken bilgilerin çokluÄŸu sürücüyü boÄŸabilir ve aracın önünde ne olduÄŸuna konsantre olmak çok basittir.İleriye bakmak daha fazla bilgi almak demektir.İlk baÅŸta çok zor olabilir.Ama sürücü vites deÄŸiÅŸtirme, frenleme ve çekiÅŸ örnekleme becerilerini arttırdığı ve bunları otomatikman düşünmeden yapmaya baÅŸladığı noktada görüş alanını geliÅŸtirmek için gerekli zamanı bulur.Günlük yaÅŸamımızdan bir örnek vermek gerekirse bu becerilerle ilgili;Kaldırımda yürüdüğünüzü ve herkezden hızlı yürümeye calıştığınızı düşünün. Bunu nasıl yaptığınızı düşünün. Bunu bilinçli yapsanız da yapmasanız da beyniniz önünüzdekilerin hareketlerini önceden tahim etmeye calışır.Hızınızın ritim ve zamanlamasıyla birlikte diÄŸer insanların hızı ve pozisyonunu beyniniz alır ve arada olacak ve sizin geçmenizi saÄŸlayacak boÅŸlukların nerede ve ne zaman olacagını hesaplar. Bu hesaplamaların zamanında ve kullanışlı olması için bulunduÄŸunuz yerden daha ileriye bakmak gerekir.Ne kadar hızlı gitmek isterseniz o kadar uzaÄŸa bakmanız gerekir. EÄŸer yere veya önünüzdeki birkaç metreye bakarsanız insanlara çarpmaya baÅŸlarsınız. Etrafınızaki binaları çevreyi farkında olup ileriye bakarak ve etrafınızdaki deÄŸiÅŸen kosulları tahminle insanlarin arasından akıcı bir ÅŸekilde geçebilirsiniz. Vücudunuz otomatikman hızını ve pozisyonunuzu deÄŸiÅŸtirip insanlardan sakınmanızı saÄŸlar.

Aynı teknik parkurda araç kullanmak için de geçerlidir. Sürücü nerde olduğuna odaklanamaz. Parkurda nerede olmak istediğine odaklanmalidir. En sorunsuz ve hızlı şekilde virajı veya virajlar topluluğunu alabilmek için beyniniz parkurun yeterince ilerisindeki durumun bilgisini almalı buna göre en sorunsuz çizgiyi hesaplamalı ve ne şekilde pedal ve direksyona kumanda edeceğini tahmin etmelidir.

Virajda araba kullanmak dört aşamadan oluşur ve sürücünün bu aşamalardan en az iki olmasa da birini yapmasını gerektirir.İlk aşama virajdan önceki fren noktasidir. İkincisi içeri dönüş noktası, üçüncüsü viraj alış noktası, dördüncüsü ise çıkıştır. Eğer sürücü virajı alırken sadece arabanın bulunduğu aşamaya odaklanırsa en sorunsuz ve en hızlı şekilde alamayacaktır virajı. Tek ve akıcı bir çizgi yerine her aşama süpriz gibi gözüküp düzensiz ve dört değişik çizgide alınır viraj.

Virajlarda arttırılmış görüş alanını kullanmayı tarif etmek için uzun düz yoldan sonraki tipik bir virajı ele alacağız. Viraja yaklaştıkça odaklanma noktanız fren yapma noktası olacaktır. Fren noktasına ulaşmadan birkaç araba boyu önce gözleriniz içeri dönüş noktası odaklanması gerekir. İleriye bakarken odaklanma dışındaki görüş açınızla fren noktasına geldiğinde frene basmaya başlayacaksınız. Gözleriniz hala dönüş noktasına odaklanmış olarak birkaç araba boyu yaklaşılır dönüş noktasına ve bu sırada viraj alış noktasına odaklanmaya başlanır. Gözleriniz virajı alış noktasına odaklanmışken yine gözünüzün odaklanmamış olan açısı ile içeri dönüşe başlarsınız. Virajı alış noktasına yaklaşırken birkaç araba boyu kalana kadar odaklanmayı sürdürün ve sonra her zamanki gibi bir sonraki aşama olan çıkış noktasına odaklanmaya başlayın. Çıkış noktasına odaklanmışken virajı almanız gerekir. Çıkış noktasına yaklaştıkça önünüzdeki alana bakıyor olmalısınız ve bir daha odaklanma dışındaki görüş açınızı kullanıp çıkış noktasına eriştiğinizde virajdan çıkmalısınız. Viraja göre bazı durumlarda birkaç aşamaya birden konsantre olmanız gerekebilir ve bunların hepsini odaklanmış olmayan görüş açınızla almanız gerekebilir. Odaklanırken aynı anda odaklanmış olmayan görüş açınızı kullanmak biraz çalışma gerektirir.

Bir süre bu teknik sizi odaklanmış olmayan görüş açınızdan emin olmadığınız için yavaşlatabilir viraj alışlarınızı. Fakat bu tekniğe bir kere alışıldığı zaman siz de göreceksiniz ki her aşamadaki başarınız artacak ve daha önce alınabilecek en yüksek süratle aldığınızı zannettiğiniz virajları daha hızlı alacaksınız. Bu teknikleri geliştirmek birkaç haftanızı alabilir, ama vazgeçmeyin.

İleriye bakma alışkanlığını geliştirmek için, her zaman ön camın ortasından sonraki yüksekliğe bakmayı ihmal etmeyin. Birkaç egitimci bunu size hatırlatmak ve ileri bakma alışkanlığı kazandırmak için camınıza seloteyp bile koymanızı önerebilir. Boş alanlarda bakış açınızı sabit tutmayı öğrenin ve odaklanmayan görüş açınızla görmeye alışın



>