RANDEVU
: Direksiyon dersi almak için sizin istediğiniz
gün ve saatlerde önceden randevu alarak işlerinizi aksatmadan eğitim alabilirsiniz.
DERS SAATLER
: Her gün sabah 09:00 ile akşam
20:00 a kadar direksiyon eğitimi verilmektedir.Bu saatler arasında size
uygun zamanı seçip bize bildirmeniz yeterlidir.
ÜCRET
: Bir saat direksiyon eğitim ücreti
30 ytl. Bu ücrete öğretmenin ders saat ücreti , Yakıt ücreti ve eğitim
esnasında meydana gelebilecek hasar ve trafik cezaları ücrete dahildir.
EĞİTİM GÜZERGAHI:
Direksiyon eğitimi yapılacak güzergah istanbul trafiğinin yoğun olduğu
bölgelerde eğitim verilir.Ayrıca sizin sık kullandığınız güzergah ta eğitim
verilir.Örneğin Eviniz ile iş yeriniz arasında direksiyon dersi alabilirsiniz.
EĞİTİM ARACI
: Eğitim araçlarımızın
tamamı 2008 Model Peugeot 207 Klimalı ve Airbag'lidir.
NE KADAR SÜREDE
ÖĞRENİLİR : Yaklaşık olarak
on saatlik direksiyon dersi alarak trafiğe çıkacak hale gelirsiniz.Bundan
sonra sizin yapacağınız kendi aracınızla sürekli pratik yaparak kendinizi
geliştirmek.
DİREKSİYON EĞİTİM
VEREN ÖĞRETMENLER :
Direksiyon eğitimi veren öğretmenlerimiz bu konuda oldukca büyük
tecrübeye sahiptirler.Ve hepsinin Milli Eğitim Direksiyon Usta Öğreticilik
belgelerine sahiptirler..
DİREKSİYON EĞİTİMİ
NİZİN AMACI :
Trafiğe çıkan sürücünün kendisinin ve başkalarının can ve mal güvenliğini
tehlikeye atmaması ve trafik kurallarına uyan bilinçli sürücüler yetiştirmektir.
Güvenli Sürücülük
Trafik
kurallarına uymak bir zorunluluktur. Ancak, trafiğe çıkan her sürücü,
bu kurallara uymayı bir ilke olarak kabul etmelidir. Hepimiz kuralsızlığın
kargaşaya yol açtığını biliriz. Ancak, trafikte kuralsızlık, kazaları,
en kötüsü de yaralanma ve ölümleri beraberinde getiriyor.
Yalnızca kuralları bilmekle, hata yapmamakla iyi sürücü olunmaz.
Eğer karşındakinin yaptığı hatayı giderebiliyorsan, o zaman iyi sürücü
olursun.
Bu bölümde; iyi bir sürücünün
sahip olması gereken kimi özellik ve durumlar ele alınacak...
GÜVENLİ BİR SÜRÜŞ İÇİN MERHABA!...
Sürücü belgenizi aldınız. Artık trafiğe çıkmaya hazırsınız. O halde,
karayolu"nun trafik için kamunun yararlanmasına açık olan arazi şeridi,
köprüler ve alanlar olduğunu lütfen unutmayalım.
Trafiğe çıkmak ciddi bir karardır. Sürücü belgesi almış olmak bunun ilk
koşulu olsa da, deneyimsizlikler trafiği aksatmamalıdır. Bu nedenle deneyimsiz
sürücüler, trafiğin az olduğu saatler ve güzergahları seçmeli, deneyim
biraz daha arttığında yoğun trafiğe girilmelidir.
Trafik kurallarına uymak bir zorunluluktur. Ancak, trafiğe çıkan her sürücü,
bu kurallara uymayı bir ilke olarak kabul etmelidir. Hepimiz kuralsızlığın
kargaşaya yol açtığını biliriz. Ancak, trafikte kuralsızlık, kazaları,
en kötüsü de yaralanma ve ölümleri beraberinde getiriyor.
Öyleyse ne yapmalıyız?
Sürücü koltuğuna oturduğumuz andan itibaren
kafamızdaki her şeyi atmalı ve dikkatimizi sadece yola vermeyi bir alışkanlık
haline getirmeliyiz.
Lütfen dikkat! Yola zamanında çıkmamışsak, zamanında varmaya çalışmayalım.
Telaş kazayı davet eder. Telaş yerine sakinliği, sinirlenme yerine ise
hoşgörülü olmayı sağlamalıyız.
Trafiğe çıkardığınız araç bakımlı olmalı. Düzenli bakımı yapılmamış
bir araçla trafiğe çıkmak, hem kendimiz hem de diğer insanlar için tehlike
oluşturacaktır.
Yine araçta bulundurulması gerekli olan malzemelerin tam olmasına
özen gösterilmelidir.
Bu malzemeler, yalnızca bulundurulması zorunlu olduğu için değil,
gerçekten gerekli oldukları bilinciyle araca konmalıdır. Malzemeler zaman
zaman kontrol edilmelidir. Gerekiyorsa yenileriyle değiştirilmelidir.
Yangın söndürme cihazı ise 3 ayda bir kontrol ettirilmelidir.
Ve lütfen yangın söndürme cihazını sürücü koltuğunun yanına kolay
erişilebilir bir yere koyalım. Unutmayalım ki, yangın söndürücü bir aksesuar
değil, tehlike anında bir cankurtarandır. O nedenle yalnızca standartlara
uygun yangın söndürücü satın alalım.
HER ŞEY GÜVENLİĞİNİZ İÇİN
Emniyet Kemeri:
Aracınız size çarpmaz siz aracınıza çarparsınız.
Tabii emniyet kemerini takmamışsanız!
Emniyet kemerini takmak zorundayız. Ancak, çarpma anında araçtan fırlamamızı
veya ölümcül yara almamızı engelleyecek tek şey de işte bu kemerdir.
Çarpma sonucu araçtan fırlamışsanız, hep söylene geldiği gibi "emniyet
kemeri sıkıyor beni" sözünü belki bir kez daha söyleme şansına sahip olamayacaksınız.
Lütfen unutmayınız: "Emniyet kemerleri, tekerlekli sandalyeler kadar sıkıcı
ve bağlayıcı değildir."
Araç suya gömüldüğünde ya da araçta yangın çıktığında emniyet kemeri bağlı
ise ölüm riskinin arttığı kanısı vardır. Oysa, emniyet kemeri takılmadığında
çarpma sonucu genelde bilinç kaybı oluşur ve kazazede bu nedenle dışarıya
çıkamaz. Kemer takıldığında, başın alacağı darbe azalacağı için, bilinç
kaybı oranı azalacaktır. Dolayısıyla bilinci yerinde kazazede, ister su
altında olsun, isterse yangın tehlikesi olan araçta, emniyet kemerini
açarak dışarı çıkabilecektir.
İki küçük uyarı daha:
Emniyet kemeri ne çok sıkı ne de gevşek olmalı.
Kısa mesafelerde bile takılmalı. Ya karşıdan gelenler sizin gibi
dikkatli değilse?
Koltuk başları sizce aksesuar mı?
Çarpmalarda yaralanma ve ölüm nedenleri arasında
oldukça önemli yer tutan bir öge de "ikinci darbe" denilen, başın hızla
arkaya kaymasıdır. İşte boyun kırılmalarıyla gelebilecek felç ya da ölümleri
koltuk başları önler. Tabii emniyet kemeri takılmak kaydıyla...
Lütfen onları aksesuar olarak görmeyelim.
ÇOCUKLARI TANIYOR MUSUNUZ?
Sevgili sürücümüz, sürücü eğitiminden geçtiniz.
Saatte 50 km hızla giden bir aracın kaç metrede durabileceğini ya da kavşaklarda
ilk geçiş hakkını biliyorsunuz; peki ya çocuklar?...
Çocuklara ilişkin her şeyi biliyor muyuz?
Çocuk bir şeye yoğunlaşmışsa, diğer tüm nesneler önemini yitirir. Kaçan
bir top, ona hızla akan trafiği unutturabilir.
Çocuk bir şeyi görüyorsa, gördüğü şey tarafından da görüldüğünü düşünür.
Bir aracın ya da minik bir çalının ardından aracınızı görüyorsa, sizin
de onu gördüğünüzü sanır. Ayrıca çocuk, otomobillerin farlarını göz yerine
koyarak, araçların çevreyi gördüğüne inanır. Ağzı, gözü olan araçların
yer aldığı çocuk resimlerini bir hatırlayın isterseniz!
Çocukların görüş açısı, kafalarının anatomik yapısı nedeniyle yetişkinlerden
daha dardır. Yani size oranla daha dar bir alanı görebilir.
Koşan bir köpeğin tüy, kuyruk ve kulaklarına bakarak, hareketini ve hızını
algılayabilen çocuk, karşıdan üzerine gelen aracın hareketini ve hızını
algılayamaz.
Çocukların dikkatleri çok daha çabuk dağılır. Önceden sizi görmüş olmasına
karşın, ani bir gelişme, başka bir şeye yoğunlaşmasına yol açabilir ve
yaklaşan tehlikeyi unutabilir.
Çocukları korna ile uyarmaya kalkışmayınız. Bu dikkatlerini dağıtabileceği
gibi, paniğe kapılmalarına da yol açabilir.
Öyleyse ne yapmalı?
Lütfen yerleşim birimlerinden geçerken, okul ve
yaya geçitlerine yaklaşırken hızınızı iyice azaltın ve çok daha dikkatli
olun.
Sürücülük yaşamınızda çok yararını göreceğiniz bir davranış kuralı daha:
"Sağ ayağınızı frene basmak için değil, gazdan çekmek için kullanınız."
Ya çocuk aramızdaysa?
Genelde öne oturmak isterler. Israrları sizi bıktırmasın.
10 yaşına kadar arkada oturmalarının yararlarını anlatın ve bu durumun
yasal bir zorunluluk olduğundan söz edin. Bilgilendirirseniz ikna olacaklardır.
Lütfen geleceğimiz ve herşeyimiz olan çocukları düşünelim.
YAYALAR...
Yayalar trafiğin en güçsüz ögeleridir. Bir yanda
hızı yüz kilometreyi bulan ve ağırlığı 1 tona yaklaşan ağırlıktaki metal
kütleler, diğer yanda, saatteki hızı 5 kilometreyi bulmayan, ortalama
70 kilogram ağırlığındaki et ve kemikten oluşmuş yaşayan organizmalar...
Öyleyse lütfen yayalara karşı biraz daha dikkat!...Özellikle de çocuklara...Yaya
ve okul geçitlerine yaklaşırken hızımızı azaltalım. Ve daha da dikkatli
olalım.
ALKOL ve SİGARA
Bir çok kazanın nedeni olan alkol:
Alkol miktarı arttığında, kandaki oksijen azalır
ve beyin yeterince oksijen alamadığı için fonksiyonlarını kaybetmeye başlar.
Denge, görme, işitme fonksiyonlarında zayıflama olur. Yorgunluk, dikkat
azalması, hafıza kaybı, intikal eksikliği, uyuşukluk, uyuklama, tepkisizlik,
karar yanlışlığı oluşur. Uyarıcı etkileri de vardır alkolün. Korku azalır,
kendine güven artar. Aşırı hız isteği artabilir. Lütfen alkollü araç kullanmayalım.
Dikkat sigara!
Sürücü koltuğunda sigara içmek riski az da olsa
tehlikelidir. Sigarayı paketten çıkartmak ve yakmak dikkati bir an da
olsa akan trafikten uzaklaştırır. Bu durum özellikle yoğun kentiçi trafiğinde
tehlike oluşturur. Eğer kesinlikle sigara yakacaksanız, kırmızı ışıklarda,
araç tümüyle durunca gerçekleştirin bu işlemi. Sigaranın külünü, kültablasına
bakmadan silkeleyin. Külünüzü kesinlikle açık camdan silkelemeye kalkışmayın.
Hava akımı nedeniyle sıcak kül aracın içine yayılabilir ve gözünüze kaçabilir.
Eğer herhangi bir nedenle sigaranın ateşi üstünüze ya da koltuğa düşmüşse,
onu oradan atmak için can havliyle direksiyon güvenliğini tehlikeye atmayın.
Ya yanınızdakinden yardım isteyin ya da aracınızı güvenli bir biçimde
yavaşlatarak sağa alın ve tümüyle durduktan sonra ateşten kurtulun. Belki
gömleğiniz ya da pantolonunuz yanabilir ama, yanık bir pantolon, çarpışmış
bir araçtan daha az can yakıcıdır.
Sigara izmariti ve külünü araç dışına atmak yasaklanmıştır. Çevre kirliliğine
yol açan bu davranış, bir de sönmemiş sigarayla yapılırsa, yangınlara
yol açabilir. Orman yangınlarının bazıları ne yazık ki bu nedenle çıkıyor.
Hele akaryakıt istasyonuna girmeden önce sigaramızı mutlaka söndürelim.
Söndürmeyen kişileri de uyaralım.
Daha da iyisi, gelin sürüş sırasında sigara içmeyip, bu olumsuzlukların
tümünden kurtulalım.
ARACINIZ TEMİZ Mİ?
Bakım kadar periyodik temizlik de önemlidir. Camları,
farları, lambaları, aynaları kirli bir araç görüş durumumuzu da olumsuz
etkiler.
Araç temizliği konusunda size bir kaç önerimiz var:
Aracınızı kendiniz yıkamak istiyorsanız gölgeye park etmenizde yarar
var. Böylece, temizlik malzemeleri araç üzerinde hemen kurumaz.
Yıkamada sabun ya da oto şampuanı kullanın. Fırça yerine de gözeneksiz
sünger. Fırça ve gözenekli sünger, kum ve tozlarla dolar. Dolayısıyla
aracın boyasını çizer. Paspaslar yağlanmışsa yıkayın. Islak olarak yerleştirirseniz
aracın tabanında çürümeye yol açarsınız. Dış yıkamaya tavandan başlanmalıdır.
Kovanın dibindeki pisliği süngere bulaştırmamak için köpükle yıkamak gerekir.
Kurulama temiz bir bezle yapılmalıdır. Yıl boyunca arcınızı zaman zaman
tümüyle yıkatmakta yarar vardır. Yıkama sırasında frenler ıslanacağı için
tamamıyla kuruyana kadar aracı yavaş kullanmak gerekir.
ÇEVRE
Çevre konusunda duyarlı olmak gerekiyor. Aşırı yakıt
tüketimine yol açabilecek her arızayı vakit geçirmeden gidermeli. Egzoz
gazı hem insanları hem de doğayı etkiliyor. En çok da yaşlıları ve bebekleri...
Araca gereğinden fazla yük yüklemek, aşırı hızla sürmek, gereksiz aksesuarlar
takmak (aracın üstüne bagaj bağlayıp yük almak, fazladan dış aynalar takmak,
süsleyici şeyler ilave etmek, öne ve arkaya tamponların altına yere kadar
sarkan panel saclar takmak gibi), sıcak havalarda camları sonuna kadar
açmak, lastik havalarını kontrol etmemek, gereksiz yere aracı çalışır
durumda tutmak, hem yakıt tüketimini arttırır hem de havayı kirletir.
Gereksiz yere yapılan sert frenler, ani kalkışlar, hızlı dönüşler, hem
lastikleri yıpratır hem de yakıt israfına yol açar. Ayrıca, yol yüzeyinde
sürtünen lastiklerden kopan parçacıklar toprağı kirletir.
Araçların bakımı tamircilerde yapılmalıdır. Akaryakıt alırken, yağ değiştirirken,
bakım ve onarım yaparken yere dökülen yakıt veya motor yağı toprağı kirletecektir.
Ayrıca araç yıkarken de çevreyi kirletmemeye özen göstermeliyiz.
MÜZİK DİNLEMEYİ SEVER MİSİNİZ?
Aman ne olur yüksek sesle dinlemeyelim. Hem diğer araçların uyarı için
çalacakları korna sesini duyamayız hem de dikkatimiz dağılabilir. Hele
kaset değiştirme işini araçtaki diğer yolculara bırakalım. Yalnız mısınız?
Radyo ne güne duruyor?...
Bir de camlarımızın ardına sızan müzik çevreyi rahatsız edebilir. Müziği
kendimiz dinleyelim başka ortaklar aramayalım.
ELİMİZ KORNAYA NE ZAMAN GİTMELİ?
Yakın ileriyi göremediğimiz kavşak, dönemeç
ve tepe üstü gibi yerlere yaklaşırken, gelişimizi haber vermek için,
Gerektiğinde karayolunu kullananları uyarmak için,
Gündüz öndeki sürücüye geçme isteğimizi belirtmek için.
Bu durumlar dışında korna kullanılmamalıdır. Gereksiz yere kornaya basmak
ya da gereğinden uzun basmak çevremizdekileri rahatsız edecektir. Geçiş
üstünlüğüne sahip araçlarda bulundurulması gereken tipte korna ise takılamaz.
Korna ayarına da dikkat!
YOLCULUK
Yerleşim birimi dışında araç kullanmak, yerleşim birimi içinde araç kullanmaktan
daha kolay gelebilir size. Ancak bu doğru bir kanı değildir. Yerleşim
birimi içinde yeterince deneyim kazandıktan sonra yerleşim birimi dışında
araç kullanılmalıdır. Uzun bir yolculuğa çıkmaya karar vermişsek, lütfen
aracımızıiyi bir bakımdan geçirelim. Ayrıca, lastiklerimizin hava basınçlarını
ölçelim.
Dinlenme
Unutmamamız gereken bir kural da, ticari amaçla yolcu ve yük taşıyan araç
sürücülerinin karayolunda 24 saatlik bir süre içinde en fazla 9 saat araç
kullanabileceğidir. İlk 5 saat sonunda ise 30 dakika dinlenmek gerekir.
Bundan sonraki saatlerde yorgunluk daha da artacağı için sık sık molalar
vermekte yarar vardır. Özel araç sürücüleri için bir sınırlama olmamasına
karşın, onların da 2-3 saatte bir mola vermesinde yarar vardır.
Mola yalnızca bizim için değildir
Lütfen dayanıklılığımızı direksiyon başında sınamaya
çalışmayalım. Bu molalar sadece bizim için değil, ısınmış lastiklerimiz
için de gereklidir. Çünkü, araç hızla ve uzun kilometre yol aldığı sürece,
lastik içindeki hava devamlı olarak hareket eder. Lastik gittikçe ısınır
ve hava basıncı artar. Lastikler orta kısımlarından aşınmaya başlar. Tıpkı
fazla şişirilmiş lastiklerde olduğu gibi...
Uykunuz gelirse
Kalan yolun kısalığı uykuyu engelleyemez. Bu nedenle
uykunuz gelirse, uygun bir yerde durup, yarım saat kadar uyuyun. Uyandıktan
sonra, açık havada yapacağınız basit birkaç egzersiz çok yararlıdır. Bu
koşullarda yarım saatlik uykunuz, 2 saat daha araç kullanmanızı sağlayabilecektir.
Durduğunuz yerde koşullar uygunsa, 5-10 dakika toprak ya da çimde yatmanız,
vücudunuzda biriken durağan elektriğin boşalmasını sağlayacaktır.
Molalar kesinlikle araç dışında geçirilmelidir.
Verilen yemek aralarında ise hafif yiyecekler yemek gerekir. Direksiyon
başında ise bir şey yemek ya da içmek son derece sakıncalıdır.
HAVA KOŞULLARI ve SÜRÜCÜLÜK
YAZ:
Kış aylarının güç hava ve yol koşullarından çıkan
araçların bakımı çok önemlidir. Bahar sonu-yaz başında alınması gereken
önlemlerin başlıcaları şunlardır:
Aracın alt bölümü toz ve çamurdan temizlenmelidir.
Soğutma ve yağlama sistemi kontrol edilmeli, gerekli değişiklikler
yapılmalıdır.
Soğutma sıvısındaki antifiriz oranı kontrol edilmelidir.
Klimalı araçlarda, klima gazı kontrol edilmelidir.
Fren hidroliği değiştirilmelidir.
Lastiklerin hava ayarları yaz ölçülerinde yapılmalıdır.
Gerekiyorsa lastik değişimleri yapılmalıdır.
Araç uzun süre parkedilecekse güneşlik, mümkünse tente kullanılmalıdır.
Yazın araç kullanırken unutulmaması gereken
bir kaç nokta:
Camlarınızı açmak yerine havalandırmayı kullanınız.
Açık camlar hem aracınızın dengesini bozacak, hem de yakıt tüketimini
artıracaktır.
Kaliteli bir güneş gözlüğü yansımaları azaltacağı gibi, gözünüzün
yorulmasını da önleyecektir. Hele açık renkli gözlere sahipseniz, "gözlüksüz
yola çıkmayın" deriz.
Aşırı sıcak uykunuzu getirebilir. Bu nedenle molalara ve yiyeceklere
dikkat etmenizi öneririz.
KIŞ:
Sonbaharın o güzelim günleri geride kaldı. Siz ve
aracınız artık yağmur, kar, çamur, sis, rüzgar ve buzun etkisi altındasınız.
Görüş mesafeniz eskiye oranla çok azaldı. Aracınızın bakım ve kontrolleri
çok daha fazla önem kazandı. Bu kontrol ve önlemleri şöyle sıralayabiliriz:
Antifrizinizin donma derecesi ayarlanmalıdır.
Termostatın durumu kontrol edilmelidir.direksiyon eğitim güzergahı
Soğutma sisteminde kaçak olup olmadığı kontrol edilmelidir.
Kalorifer sistemi gözden geçirilmelidir.
Lastiklerin kontrolü ve hava ayarları yapılmalıdır. Kışın kullanacağınız
lastiklerin diş derinliği en az 3mm. olmalıdır.akıcı trafikte direksiyon
dersi
Akümülatör kontrol edilmelidir.
Işık sisteminin ayarları ve şiddetleri kontrol edilmelidir.
Fren sistemi gözden geçirilmelidir.
Aracın boyası gözden geçirilmelidir.
Silecekler ve su püskürtme sisteminin iyi durumda olması gerekir.
Araçta bulundurulması zorunlu olan araç ve gereçlere, patinaj zinciri
ve çekme halatını eklemek gerekir.
Kış aylarında yollar kaygan ve görüş mesafesi az olduğu için hızın azaltılması
gerekmektedir. Lastik değiştirmek için en uygun mevsim sonbahardır. Böylece
kışa yeni lastiklerle girme şansı elde edilir.direksiyon kursu,direksiyon
dersi,trafikte direksiyon dersi,direksiyon
Islak ve kaygan yollarda hızınızı düşürün. Unutmayın ki durma mesafeniz
yaz aylarına oranla daha uzundur.
Su birikintilerinden geçerken hızınızı iyice düşürün. Saatte 40
km'nin üzerindeki hızlar, kızaklanmaya ve aracın kontrolden çıkmasına
yol açabilir.
Su birikintilerine olabildiğince tek taraflı girmemeye çalışın.
Yağışlı havalarda erken ve yumuşak fren yapın. Daha da iyisi,sağ
ayağınızı frene basmak için değil, gazdan çekmek için kullanın.Uygun vitesin
size sağlayacağı kompresyon freni servis freninden daha güvenlidir.direksiyon
usta öğreticisi
Karlı havalarda yola çıkmadan önce, aracınızın üzerinde biriken
karı tümüyle temizleyin, yalnızca camları temizlemekle yetinmeyin.Direksiyon
kursları
Gerektiğinde zincir takmaya üşenmeyin. Buzlanan camları temizlemek
için eritici spreyler kullanın.
Aracınızı çalıştırırken, radyatörün önüne koyacağınız bir karton
ya da mukavva, aracınızın daha çabuk ısınmasını sağlayacaktır. İlk ısınmayı
çok uzun tutmadan, düşük vitesle 1-2 km yol yapmak, aracınızı uygun ısıya
getirecektir.
Jigle kullanma, aracın çalışmasını çabuklaştırır.
Küçük bir hatırlatma:
Kış aylarıyla birlikte, ayağımızı sıcak tutan bot ve çizmeler ne yazık
ki, güvenli ve kolay sürüş için tehlike oluşturur. Kalın ve geniş tabanlı
bot ve çizmeler, hem pedalları hissetmemizi engeller, hem de bileğimizin
esnekliğini azalttığından, pedal hakimiyetini güçleştirir. Tabandaki yivlere
dolan kar ve çamurun pedallarda yaratacağı ıslaklık ve kir de cabası.
Öyleyse ne yapmalı?direksiyon dersi,direksiyon kursu,direksiyon eğitimi,direksiyon
hocası
Aracınızda bulunduracağınız yumuşak, ince tabanlı bir ayakkabı tüm bu
sorunlara çözüm olacaktır. Aracınıza binip inerken yalnızca 1-2 dakika
alacak bu değiştirme işlemi, sürüş güçlüğü ve güvensizliğinden daha iyi
değil midir?
İŞARETLEME
Bir kaza klasiği: İşaretlememe ve yanlış işaretleme
Kaza nedenleri arsında arızalı aracın taşıt yolundan
çıkartılmaması, işaretlenmemesi ya da yanlış işaretlenmesi önemli bir
yer tutmaktadır.
Pek çok sürücü bir dönemeçten ya da tepe üstünden sonra ansızın karşılarına
çıkan arızalı bir aracın yarattığı tehlikeyi yaşamışlardır. Hiç bir işaret
koymaksızın ya da taş dizerek, yola ilk yardım çantası, bidon, kriko ve
benzeri şeyleri koyarak; üstüpü, eski lastik yakarak yanlış işaretleme
yapan araç sahipleri, ne yazık ki ölümcül kazaların sorumlusu olmaktadırlar.
Ünlü ralli sürücüsü Renç Koçibey'in de işaretlenmemiş bir araca çarparak
yaşamını yitirdiğini hatırlayalım ve lütfen kurallara uygun işaretleme
yapalım.
Uygun işaretleme, aracın acil uyarı ışıklarını yakarak ve aracın önüne
ve arkasına, uygun yerlere reflektör konularak yapılır. Reflektörün bir
kenarı 45 cm uzunluğunda eşkenar üçgen biçiminde olması ve her kenarında
5 cm'lik yansıtıcı yüzey bulunması zorunludur. Ayrıca reflektörün, rüzgar
nedeniyle devrilmeyecek yapıda ayaklarının olması da kurallardandır.
Görüşü kapalı, dönemeç ve tepe üstü gibi yerlerde reflektörün araçtan
en az 30 metre uzağa ve diğer sürücüler tarafından en az 150 metreden
görülebilecek biçimde yerleştirilmesi zorunludur.
Tehlikeli madde taşıyan araçların bozulup yolda kalması durumunda, kesinlikle
kırmızı ışıkla işaretlenmesi ve başında beklenerek gözetim altında tutulması
zorunludur.
ARKA CAM GERİYİ GÖRMEK İÇİNDİR
Arka cam sürücülerin geriyi görebilmeleri içindir.
Ne var ki, kimi sürücüler arka camın önünü geriyi göremeyecek tarzda kullanmaktadırlar.
Camın önündeki bölmeye giyecek, çanta, fotoğraf makinesi, yiyecek ve içecek
malzemeleri koydukları gibi gereksiz aksesuarlarla da doldurmaktadırlar.
Arka cama çeşitli tip ve boylarda çıkartmalar yapıştırmaktadırlar. Oysa
bunların tümü yasaktır. Ve bu yasaklar, trafiğin güvenli bir biçimde yürümesi
için konulmaktadır.
Arka camın önündeki bölmeye konulan sert cisimler ciddi bir tehlike kaynağıdır.
Bu cisimler sert bir frende, yolcuların başlarına bir mermi hızıyla çarparak
ciddi yaralanma ve kazalara yol açabilmektedirler. Lütfen biraz daha dikkat!
SAVUNUCU SÜRÜCÜLÜK
Yalnızca kuralları bilmekle, hata yapmamakla
iyi sürücü olunmaz. Eğer karşındakinin yaptığı hatayı giderebiliyorsan,
o zaman iyi sürücü olursun.
1960'lı yıllarda Ankara'da taksi sürücülüğü yapan bir bayana ait bu sözler.
Ve bu sözler "savunucu sürücülük" kavramının temel bir ilkesini tanımlıyor:
Trafik ancak tüm ögelerinin kaçınılmaz bir uyum içinde olmasını gerektiriyor.
Yani siz hata yapmayabilirsiniz, kurallara tümüyle uyarsınız. Ancak, bir
başkasının hatası yine ölümcül kazalara yol açabilir.
Öyleyse ne yapmalı?
Hakkınızdan vazgeçebilirsiniz; aklınızdan asla!... İşte savunucu
sürücülüğün en temel ilkesi: Hoşgörü. Hata yapanları bağışlayabilirsiniz.
Tabi ki aynı yanlışı yinelememesi için uyarmayı gözardı etmeden.
Sabır...
Eğer gece yarısı boş bir yolda kırmızı ışıkta durduğunuz
için size korna çalan, sellektör yapan bir sürücü olursa, lütfen yeşil
ışık yanana kadar hareket etmeyin ve ısrarla diğer sürücüye ışığı gösterin.
Gerekirse aracınızdan inip, sabırla trafik kurallarının herkesin can ve
mal güvenliği için konduğunu anımsatın ona.
İyiniyet...
İki yönlü bir yolda karşıdan gelen ve sola dönmeye çalışan bir araca yaklaşıyorsunuz.
Trafiği tehlikeye düşürmemek koşuluyla, ayağınızı gaz pedalından 1-2 saniye
kaldırmakla ve yol verdiğinizi gösterecek bir işaretle, diğer sürücüye
dönüş şansı verebilirsiniz. Böylece hem diğer sürücüyü bir sıkıntıdan
kurtarırsınız, hem de trafiğin sıkışmasını önlemiş olursunuz. Sıkışık
ve çok ağır akmakta olan bir trafik ortamında park yerinden trafiğe katılmaya
çalışan bir sürücüye yol vermeniz, size bir şey kaybettirmez; diğer sürücünün
riske girmesini engeller.
Yakın bir gelecekte yol verdiğiniz insanların, diğer sürücülere, kimbilir
belkide size yol verdiğini görmek mutluluğunu da yaşayabilirsiniz.
Savunucu sürücü, trafiğin tüm ögelerini kollayan, koruyan ve potansiyel
tehlikeleri göz önünde bulunduran sürücüdür. Dolayısıyla trafiğin ögelerinden
biri olan karayolu ve elemanlarını da korur. Karayollarının yapım, bakım,
onarım çalışmaları, gerekli trafik işaretlemelerinin yapılması milyonlarca
liraya mal olmaktadır. Yapılan çalışmalar trafikteki güvenliğimiz içindir.
Ancak, kötü kullanım nedeniyle yapılan harcamalar artmaktadır.
Yol çizgileri üzerinde araç sürmek nedeniyle, çizgiler kısa sürede silinmektedir.
Trafik işaret levhaları üzerine yazı yazmak, çizmek, şekillerini bozmak,
yerlerini değiştirmek, hatta ortadan kaldırmak, önlerine görülmelerini
engelleyecek şeyler koymak yasaklanmıştır. Ancak ne yazık ki bunlar da
yapılmaktadır.
İşte savunucu sürücülük, bütün bunları yapmamaktır.
ŞEHRİNİZİ TANIYOR MUSUNUZ?
Gideceğimiz yeri iyi biliyorsak, kısa mesafeden
ve fazla yakıt tüketmeden ve çevreyi daha çok kirletmeden oraya ulaşabiliriz.
Bir düşünün, gideceğiniz adresi sora sora bulmaya çalışmak, trafiği aksatacak,
yanlış tarifler fazla yol katetmenize neden olacak, yakıt tüketiminiz
artacaktır. Üstelik yorulacak ve sinirleneceksiniz. İşte bu nedenle gelin
siz de bir şehir planı edinin. Yolda zaman yitireceğinize şehir planı
üzerinde biraz zaman yitirin. Bunu lütfen bir alışkanlığa dönüştürelim.
SİZİN BİR GÜZERGAHINIZ OLMALI
Belirli yollardan gitmek yolu tanımanızı ve olası
tehlikeleri bilmenizi sağlar. Bu güzergahı seçerken trafik yoğunluğunun
fazla olmamasına dikkat edin. Çünkü, yoğun trafik hem aracınızı hem de
sizi yorar. Zaman kaybı, yakıt tüketimi, kazaya karışma riski yoğun olmayan
trafikte daha azdır.
KARAYOLU HARİTASINI KULLANABİLMEK
Yolculuk öncesi gidilecek yer karayolları haritasından saptanmalı. Böylece
varmak istediğiniz yerin kaç kilometre olduğunu bilir, hangi yolları kullanacağınıza
karar verir ve hatta mola yerlerinizi bile saptayabilirsiniz.
Bütün bunlara ek olarak bir de trafik işaretlerine dikkat etmeniz gerekiyor...
|