: : KÖŞE YAZILARI : :

Ergin TURHAN

GENLERİMİZDEKİ MOTOSİKLET TUTKUSU..

Bana öyle geliyor ki bu motosiklet tutkusu öyle sonradan olmuyor.Aslında hayatının başından beri bu sevdayı yüreğinin bir köşesinde barındırıyorsun,belli bir zaman sonra birden motosiklet diye yanıp tutuşmaya başlıyorsun.Şimdi buda nerden çıktı dediğinizi duyar gibiyim.Ben bu kanıya şuradan vardım.Hiç umulmadık bir yerde yada şekilde yanınızdan bir motosiklet geçerken sanki senelerdir arayıp ta kavuşamadığımız sevgilimizi görmüş gibi heyecanlanıp motosiklet gözden kaybolana kadar nefes almadan takip eder sonrasında da ciğerinizin yettiği kadar nefes alıp şöyle içli bir offf! Çekeriz.İştee! motosiklet hayatında ergenlik çağına gelmiş bulunmaktayız,bundan sonra nerde bir iki teker görsek radar gibi gelip geçene kadar göz takibi yaparız,bu böyle ne kadar gider bilmiyorum bu ergen olan şahsiyetin maddi ve manevi gücüne bağlı diye düşünüyorum.Tabi birde bizim gibi off! Çekmekten ciğerleri genişleyenler var.Ben kendime ve benim gibilere mecnun motorcu diyorum,deliler gibi isteyipte bi türlü leylasına (motoruna) kavuşamayan sevdalılar.Tabi bu süreç bana göre en zor olanı bunun ispatı da bunca zamandır yazmış olduğum ve bazılarınızın okumuş olduğu mantıklı yada matıksız motosiklet üzerine yazılmış onca yazı.
Hani’’herkesin gönlünde bir aslan yatar’’ diye bir atasözümüz vardır ya işte bizim gibi mecnun motorcularda böyle bir şey yoktur maalesef insanlara o tarz motoru seviyorum bu tarz motor almak istiyorum desekte yalan üzerinde motor bulunan bize rüzgâr duygusunu yaşatabilecek her iki tekere aslında hasretle göz ucuyla süzeriz. Hiç değilse ben böyleyim...
Bu duyguların bir insana sevdalanan birinin duygularından hiç bir farkı yok bence işte bu duyguları yüreğinde barındıran ya da barındırdıktan sonra Leyla'sına (motoruna) kavuşan her motor sever eminim ki motoru ne olursa olsun ona sevdiği insan gibi bakıp birlikte büyüyüp yollar rüzgâr ve doğa sayesinde besleneceklerdir.
Kimi insanlar için motosiklet serseri işi kimi insanlar için ölüm makinesi kimine göreyse sadece hayal edipte hayalden bir adım öteye gidemeyen motor sevdası yüreğinde yumruk gibi yer eden ulaşılması imkânsız bir sevgili gibidir.
Motosiklet sevdası çok farklıdır neden mi? Çünkü tıpkı insanı sever gibi seversin motosikleti onu tanıman lazımdır kanının kaynaması gerekir sadece sana ait olmalıdır seni hiç üzmemelidir seni aldatıp yarı yolda bırakmamalıdır işte bu yüzden bir insanı sever gibi bağlısındır motosikletine işte buna motosiklet sevdası denir. Tabi bu benim naçizane görüşüm ve düşüncelerim, ama hep aklımı meşgul eden merak ettiğim bir şey var, acaba motosiklete hiç binemeyip te hayalini kurmak mı daha zor yoksa çok güzel bir birliktelik yaşadıktan sonra ayrılmak zorunda kaldığın motosikleti özlemek mi hangisi daha zor, gerçekten çok merak ediyorum doğrusu..
Bana göre motosikletinde Adabı Muaşeret Kanunu vardır tıpkı yemek yeme kuralları gibi ya da bir hanım efendi ile nasıl konuşulacağı gibi işte bu motosiklet adabını benimsemiş kendine ilke edinmiş her motosiklet sahibi bana göre kardeştir ve her kardeş adayı motosikletini alırken ilk önce bir bilene danışır illa bir kardeş grubuna girmek ister bu her motosiklet sevdalısı adayın artık genlerine yerleştirmiştir çünkü; o duyguyu ve hürriyeti başka kardeşleriyle paylaşmak ister. Motosiklet kardeşliği dayanışma gerektirir ve büyüklerinden aldığın öğütleri başka kardeşlerine de anlatman öğretmen gerekir mesela bana hep söylenen ‘gördüğün büyük küçük her motosikletli kardeşine mutlaka selam ver ve yardıma ihtiyacı olan motosikletli kardeşini gördüğünde hemen yardımına koş, hatta uzun yola çıkarken bu olasılığı göz önünde bulundurup ona göre hazırlığını yap’ işte bizi yani motosiklet sevdalısı kardeşlerimizi diğerlerinden ayıran yegâne özellik budur.
Umarım düşüncelerimde yanılmıyorumdur ve sizler hayal ettiğim kardeşlerimsinizdir. Umarım geninde bu duyguları barındırdığını düşünen her motor sever en kısa zamanda Leyla'sına (motoruna) kavuşur saygılarımla
Leyla'sını bekleyen mecnun
Ergin TURHAN..